En sevdiğim zippo çakmağımı geçenlerde kaybettim. Hatta çok yüksek ihtimalle çalındı. Çok sinirlendim, bağırdım. Şuansa mutluyum bir bir her şeyin kaybolması ve buna alışmam, elimden hiç bir şey gelmemesi çok hoş. Hoş diyorum ki çünkü yeni bir döneme girdiğime inanıyorum. Bazı şeyleri de öğrendiğime;
1) İnsanlar değişmiyor. Öyle değişecek, hatasının farkında ve ya kendini değiştirmeye gücü olan insan türü yaşamıyor, en azından benim çevremde yok öle birileri. Ve bundan çıkardığım sonucum; baştan arkadaşlarını iyi tart, ona göre mesafeni belirle.
2) Her an her şey olabilir. İkinci kural birinciyi bozmamak şartıyla, hayatı monotonluktan uzaklaştıran ve bazen de göte kazık sokan bu kaideyi seviyorum. Evimin kapısından dışarı adım atıp, planladığımdan farklı bir yöne savrulmayı sevdiğimden olsa gerek. Allah hayatımızdan sıradanlığı uzak eylesin.(inşallah).
3) Bazen gerçekten de en önemli sensin. İyilik yap denize at balık bilmezse halid bilir diyerek bir ömür geçmiyor. Daha doğrusu geçittirmiyorlar. Burada önemli olan benim ve benim faydama olanı yapacağım demek, sizi de mutlu yapar karşıdakini de yapar. Hiç merak etmeyin.
Zippo'ya rahmet okumam bu 3 gerçekle de savaşımı bitirmiş oldu. Yenildim ve tazminat ödüyorum.